Windsurf & Kitesurf

Rüzgâr sörfü (windsurf), hem su sporu ve hem de doğa sporu olarak özgürlük ve macera duygularını fazlasıyla yaşatan ender aktiviteler arasındadır.
Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde rüzgâr sörfü yapmak için uygun olan pek çok alan vardır. Ancak bunlar arasında dünya çapında en çok bilinen yer Çeşme Alaçatı’dır ve sörf için çok özel bir koya sahiptir. Bu yüzden en büyük uluslararası rüzgâr sörfü yarışmaları Alaçatı’da organize edilmektedir. Binlerce kişi her yıl, sörf öğrenmekte, yarışmalara katılmakta ve rekreasyonel amaçlı olarak Alaçatı’ya gelmektedirler.

Doğal Alaçatı Limanı sürekli sert esen rüzgara rağmen dalgasız denizi ile dünyada sörf yapmaya en elverişli alanlardan birisi olarak gösterilmektedir. Mayıs-Ekim arasındaki rüzgarlı sezonda dünyanın dört bir yanından gelen sörfçüleri burada görmek mümkündür. Deniz suyunun oldukça sığ olması, rüzgârın Haziran’ın ortalarından Eylül’ün ortalarına kadar kuzeyden, Nisan ve Ekim ayında ise çoğunlukla güneyden eserek dalgalar oluşturması burayı ilginç, güvenli ve özel bir koy yapar. Akıntının da rüzgârlarla aynı yönde olması sörf yapanlara kolaylık sağlamaktadır.

Alaçatı, yeni başlayanlar için iyi bir eğitim sahasıdır, burada sörf eğitimi veren okullar mevcuttur. Bu bakımdan da hem amatörlere, hem profesyonellere hitap eden önemli bir sörf merkezidir.

Derin doğası Dalış

Çeşme  “derin doğasında” barındırdığı su altı zenginlikleriyle son yıllarda özellikle yerli dalış tutkunlarının gözdesi oldu. Çeşme kıyıları görüş mesafesi uzun berrak sulara sahip. Balık çeşitliliği fazla. Özellikle Ildırı bölgesi Ildırı sahili dalgıçlar tarafından çok tercih ediliyor.

Çeşme’de dalış yapılacak yerlerden;

Almanya’nın Nürnberg kentinde 75 metre uzunluğunda ve 13,5 metre genişliğinde bir yük gemisi olarak inşa edilen Monem, Dalyanköy açıklarında batmış. Batma hikayesi de şöyle: 2004 yılında tekneyi parçalamak için Aliağa limanına çekmek isterlerken çekme halatı kopmuş. O zamandan beri yapay resif. Dalgıçlar için de muhteşem bir batık. Bu arada Monem batığı, Türkiye’deki batıkların en büyüğü. 

Çeşme Yarık Kaya / Çeşme Ayrık Taş

3 parkura sahip olan dalış noktası, adını karadan bir metre kadar ayrılmış olan büyük bir kaya parçasından alıyor. 42m yüksekliğindeki bu kaya parçası, dalgıçlar için çok güzel bir alan sunuyor. Suyun altında, kayanın kovuklarına yerleşen istakozlar, kabuklular ile muhteşem bir görünüm var. 

Çeşme Yatak Adası

Dip derinliği 40 metre olan Yatak Adası’nda bir mağara var. 8 metre daldığınızda mağaraya ulaşıyorsunuz. Mağaraya varmadan geçilen bir kemer var. Bu kemere yapışık süngerler adeta masalsı bir görsellik sunuyor. Mağara tepesindeki açıklıktan güneş ışınları içeri süzülüyor ve mağarayı aydınlatıyor. Bu arada Yatak Adası, AKdeniz foklarının evlerinden biri. 

Çeşme Bisiklet Rotaları

OVACIK PARKURU (ORTA)

ÇAKABEY – OVACIK – OVACIK MEVKİ – AZMAK KOYU – ÇEŞME BAĞLARI

Parkur, Alaçatı’nın güneyinde çesme ile Alaçatı arasında bulunan Ovacık düzlüğünde ve Çakabey hafif dağlık alanından geçmekte olup 28 km uzunluğundadır. Yol boyunca yer yer asfalt ve toprak yollardan geçerek, Çesme bağlarında şarap tadımı yapabilecek, Ovacık düzlüğünde bulunan enginar tarlalarının arasından geçecek Azmak Koyu’nda Ege Deniz’ini seyre dalabilecek ya da dilerseniz yüzebileceksiniz. Ovacık’a vardığınızda yolu yarılamanın verdiği keyifle Ovacık Kahvesi’nde çayınızı yudumlayabilir bir şeyler atıstırabilirisiniz. Burada biraz dinlenmenizi tavsiye ederiz. Zira yolun bundan sonraki kısmı biraz daha zor olmakla beraber bir miktar yokuş da çıkarak Çakabey’e varacaksınız. Çakabey’e tırmandığımızda hemen sağ tarafımızda tarihi cami ve türbe kalıntılarını görebilirsiniz. Yolun geri kalanında Alaçatı ve llıca manzarası eşliğinde toprak yoldan indikten sonra eğimsiz asfalt ve trafiği pek az olan yeşil bitki örtüsüyle çevrili bir yoldan tekrar Alaçatı’ya varmış olacakısnız. Bu parkur Alaçatı-Çesme arasındaki 7 kilometrelik alanda bulunduğundan bircok noktadan rotadan çıkıp, kısa sürede Alaçatı ya da Cesme’ye varabilirsiniz. Orta seviye bisiklet kullanıcıların alabileceği bir yol. Mesafe kısa gelebilir fakat yol sartları sizi biraz yoracaktır.

YEŞİL YOL (KOLAY)

ALAÇATI MEVKİ

Alaçatı parkurlarının en basiti… Sadece 6 km uzunluğunda. Alaçatı merkezden başlayan parkur Çesme yönüne doğru asfalt, tenha ve çevresi yeşillerle bezeli bir yoldan devam ediyor. Sonrasında sola sapıp 1 kilometrelik toprak bir yoldan devam ettikten sonra Alaçatı Çamlıkyol başlangıcında ayrılmış bisiklet yolundan Alaçatı’ ya geri dönüyoruz. Günün her saati gidilebilecek çok basit bir rota.

KARAKÖY PARKURU (ZOR)

KARAKÖY – ZEYTİNELİ – MERSİN KOYU – AZMAK MEVKİ – ALAÇATI

Parkurun başlangıç noktası Alaçatı’dan İzmir istikametine doğru eski İzmir-Çesme karayolunun 7. kilometresinde bulunan Karaköy yol sapağıdır. Yolun ilk kilometrelerinde kendinizi 300 yıllık geçmisi bulunan terk edilmiş Karaköy’ün eski taş yolunda bulacaksınız. Bir süre sonra Karaköy’ün terk edilmiş yarı yıkık haldeki taş evleri arasından geçip yer yer orman içinden geçen toprak yoldan devam edeceksiniz. Otoban altından geçen karanlık ve biraz uzun [110 m] tünelin ardından ana yola çıkıp sola doğru devam ederek Zeytineli’ne kadar asfalt bir yolda devam edeceksiniz. 3 km sonra karşılaşacağınız yol ayrımında sol taraftan devam edip Zeytineli Köyü’nde mola verip ihtiyaçlarınızı gidermenizi tavsiye ederiz. Sonrasında yol ayrımına geri dönüp sağ taraftan rotaya devam edebilirsiniz. Yaklaşık 9 km yol aldığınızda Ege Denizi’ni tekrardan göreceksiniz. Mersin Koyu’ndan devam ederek eskiden tarımcılıkla uğraşmış insanların teraslanmış arazilerini, yıkık taş evlerini göreceksiniz. Eskiden burası küçük bir liman kentiymiş. Buradan alınan mahsuller gemiler ile çesitli bölgelere ulaştırılırmış. Rotaya devam ettiğinizde 10 km sonra sol tarafımızda sıra sıra dizilmiş Alacatı Port Evleri’ ni göreceksiniz ve artık Alaçatı’ ya geri dönmüş bulunuyorsunuz. Rotamız 34 km uzunluğunda olup yeni başlayan bisikletçilere önermiyoruz. Parkur en az orta seviye bisiklet sürücülerinin bisiklet sürebileceği nitelikte olup, yer yer bozuk satıhlardan geçilmektedir.